Deprecated: mysql_connect(): The mysql extension is deprecated and will be removed in the future: use mysqli or PDO instead in /home/kutahyah/public_html/functions_sayac.php on line 5
Risale-i Nur'dan - Bediüzzaman Said Nursi: Semavatı ağlatacak zulümler oluyor - kütahya haberleri
Bugun...


Risale-i Nur'dan


Facebookta Paylaş









Bediüzzaman Said Nursi: Semavatı ağlatacak zulümler oluyor
Tarih: 16-09-2015 01:31:00 Güncelleme: 16-09-2015 01:31:00


Risale-i Nur'dan - Bediüzzaman Said Nursi
Zemin yüzünde bu dehşetli düelloda semavatı ağlatacak zulümler ve tahribat oluyor. Çok mâsum ve mazlûmların hukukları kayboluyor, mahvoluyor...

Aziz, sıddık kardeşlerim, 

Dün, Emin, bu havaliye gelen bir kolordu münasebetiyle, istemediğim ve Rusun harbe devamını bilmediğim halde, Rusya’nın Kafkasla ittisali kesilmesini söyledi. Ben, onun sözünü kesip susturduğum halde, kalbim ehemmiyetle bir alâka gösterdi. 

Sonra, bugün namazda ve tesbihatında iken, manevî tarzda denildi ki: 

Küre-i arzda çarpışan, mücadele eden cereyanlardan her halde birisi İslâmiyete ve Kur’ân’a ve Risale-i Nur’a ve mesleğimize taraftar olacak; bu noktadan ona karşı bakmak gerektir. Bakmamak için bir iki mektupda yazdığım sebepler çendan kalbe, akla kâfidir; fakat meraklı ve hevesli olan nefse kâfi gelmiyor diye kalbime geldi.

Aynen tesbihatta ihtar edildi ki: 

Ehemmiyetli sebebi ise: Bakmakta bir tarafa tarafgirlik hissi uyanır; tarafgir nazarı, taraftar olduğu taraf cereyanın kusurunu görmez, zulmüne rıza gösterir, belki alkışlar. Halbuki küfre rıza, küfür olduğu gibi, zulme razı olmak dahi zulümdür. 

Elbette zemin yüzünde bu dehşetli düelloda semavatı ağlatacak zulümler ve tahribat oluyor. Çok masum ve mazlûmların hukukları kayboluyor, mahvoluyor. Mimsiz, gaddar medeniyetin zalimâne düsturu olan, “Cemaat için fert feda edilir; milletin selâmeti için cüz’î hukuklara bakılmaz” diye, öyle dehşetli bir zulüm meydanı açmış ki, kurûn-u ûlâ vahşetlerinde de emsali vuku bulmamış. Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın adalet-i hakikiyesi, bir ferdin hakkını cemaate feda etmez; “Hak haktır; küçüğe, büyüğe, aza, çoğa bakılmaz” diye kanun-u semavi ve hakikî adalet noktasında Risale-i Nur şakirtleri gibi hakikat-i Kur’âniyeyle meşgul adamlar, zaruret olmadan, lüzumsuz, yalnız hevesli bir merak için, netice itibarıyla faydası bulunan ve netice daha gelmeden evvel lüzumsuz bakmak ve zalimâne tahribatlarını alkışlamak suretiyle İslâmiyet ve Kur’ân lehine hizmet edeceği o cereyanın harekâtını fikren takip etmekle meşgul olmak münasip olmadığı için, nefis de, akıl ve kalbe tabi olup merakını bırakmış diye anladım. 

İkinci mesele: Risale-i Nur’un Isparta’taki galebesi, zındıkları şaşırttı. Fakat bazı mütemerrid ve muannid ve ölen herifin ruh-u habîsi hükmünde bazı zındıklar, o mağlûbiyete karşı gelmek fikriyle, baştan aşağı kadar Kur’ân ve Peygamber (asm) aleyhinde, fakat perde altında, aynen münâzarâ-i şeytaniye bahsinde, hizbü’ş-şeytanın Peygamber (asm) ve Kur’ân hakkında mesleklerince söyledikleri tabirâtı başka bir tarzda o zındık herif istimal etmiş. Onun gibi Yahudi, mütemerrid ve dinsiz filozoflarından ve Avrupa’nın zındıklarının eskiden beri Kur’ân ve Peygamberin (asm) hâlâtından medâr-ı tenkit buldukları noktaları, bu İslâm ismi altındaki zındık, kurnazcasına, safdil Müslümanlara ve Risale-i Nur’u görmeyenlere dinlettirmek ve göstermek için öyle bir tarzda gitmiş ve küfrünü gizlemeye çalışmış ki, şeytanette, şeytandan ileri gitmiş; beni çok müteessir etti.

Kardeşimiz Sabri’nin mektubunda, muannid mülhidlerin, Risale-i Nur’un cereyanına karşı kurdukları çürük ve vâhi hud’aları, “örümcek ağı ve yuvası gibi kuvvetsiz ve o şeytanet perdeleri, kıymetsiz ve mukavemetsizdir. Risale-i Nur’a karşı yırtılır ve yırtılacak” dediği gibi, bu zındık ve muannid ve mütemerrid ve ölen herifin ruh-u habîsi olan zındığın yazdığı ve zahiren Müslümanlara Türkçülük lehinde, fakat hakikatte Kur’ân ve Peygamberin (asm) azamet ve haşmet-i maneviyelerini kırmak ve hiçe indirmek ve âdileştirmek niyetiyle yazılan bu matbu eserde, Mu’cizat-ı Kur’ân ve Mu’cizat-ı Ahmediyeye (asm) karşı, örümcek ağı da olamaz, parçalanır…

Devamı için bkz: Kastamonu Lâhikası, s. 111, yeni s. 208, 100. mektup





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • KüTAHYA'DAN MANZARALAR
    KüTAHYA'DAN MANZARALAR
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  1. KüTAHYA'DAN MANZARALAR
  2. Bebişler
  3. Yurdum İnsanı
  4. FANTASTİK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • DEMOKRAT PARTİ SEÇİM 2015
    DEMOKRAT PARTİ SEÇİM 2015
  • Tefekkür Penceresi - 01
    Tefekkür Penceresi - 01
  • Osman Zeki Öner
    Osman Zeki Öner
  • Osmanlı
    Osmanlı
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  • Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
    Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  1. DEMOKRAT PARTİ SEÇİM 2015
  2. Tefekkür Penceresi - 01
  3. Osman Zeki Öner
  4. Osmanlı
  5. Kubat Ötme Bülbül
  6. Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
VİDEO GALERİ

Fatal error: The file /home/kutahyah/public_html/include/footer.php was encoded by the ionCube Encoder for PHP 4 and cannot run under PHP 5.5 or PHP 5.6. Please ask the provider of the script to provide a version encoded with the ionCube Encoder for either PHP 5.3 or PHP 5.4 or PHP 5.5 or PHP 5.6. in Unknown on line 0